Fotos

Photographer's Note

Queen Aba's Temple Tomb, Kanlidivane or Kanytelleis (Kanytelis),Erdemli, Mersin, Turkey

Kanlidivane or Kanytelleis (Kanytelis) is located 50 km northeast of Silifke, in the mountains inland from the coastal highway. You can get there by means of the 3 km road that turns into north from Yemişkumu Neighbourhood, which is 17 km away from Erdemli. This large site was settled in the late 3rd century BC and continued to be occupied into the 11th century AD. Extant remains include the ruins of four churches and a huge Hellenistic tower built about 200 BC by Teukros of Olba. The site is surrounded by cemeteries with sarcophagi and rock-cut tombs.

The settlement is located around and in the North of a big sinkhole. Being the biggest one amogst the natural ditches that is formed by frequent karsts in the Taurus Mountains, this sinkhole is thought to have always had a holy function since the Early Ages. Kanlidivane is an important religious centre within the borders of Olba Kingdom in the Antique Period. We understand that this feature continued even in the Byzantine Period, based on the four churches in the edge of the sinkhole that belong to the Byzantine Empire. There is not much information about the Byzantine Period of the city, however it is known that the Byzantine Emperor II. Theodosius (408-450), who re-arranged the city that belongs to Olba Kingdom, called the city as Neapolis.

There exist a monumental tomb which was built by Queen Aba for her husband and two son in the highest point of the North one among the three necropol located Kanlıdivane.(In this picture)

The city discovered by French explorer Victor Langlois was unearthed with the excavations made in the years of 1970th. The first archeological searches there were made by Prof.Dr.Semavi Eyice.

Semavi Eyice suggest that, the name Kanlidivan is related to the word “divan(council)”, and that the place where distributed Turkmen tribes sometime came together and made decisions, were called as Divan; and that the word kanl› might have derived from Kanytelleis or from the appearance of the rocks and ruins in the sinkhole in red like they were covered in blood. It is told amongst people that the criminals had been left in the sinkhole and they had been broken into pieces by the lions, so the name had originated from those events.

Kanlıdivane veya eski adıyla Kanytelleis (Kanytelis) Silifke’nin 50 km kuzeydoğusunda, sahil yolunun kara tarafındaki dağlık alanda yer alır. Erdemli’ye 17 km uzaklıktaki Yemişkumu mahallesinden kuzeye sapan 3 km.’lik yolla ulaşılmaktadır. M.Ö. 3. yüzyılda iskan edilmeye başlanmış ve M.S. 11. yüzyıla kadar kullanılmıştır. Mevcut kalıntılar arasında dört kilise ile M.Ö. 200 yılı dolaylarında Olbalı Teukros tarafından inşa ettirilen büyük bir Helenistik kule sayılabilir. Yerleşim çok sayıda lahit ve kayamezarı içeren mezarlıklarla çevrelenmiştir.

Şehir büyük bir obruğun etrafında ve kuzeyinde kurulmuştur. Toroslarda çok rastlanan karst olayıyla meydana gelen doğal çukurların en büyüklerinden olan bu obruğun İlk Çağlardan beri kutsal görüldüğü anlaşılmaktadır. Bu kutsallığın Hıristiyanlık döneminde de sürdüğü, Bizans dönemine ait kenarındaki dört kiliseden anlaşılmaktadır. Kanlıdivane Antik dönemde Olba’ya bağlı bir kenttir. Roma döneminde de küçük bir yerleşme yeri olan şehrin Bizans dönemi hakkında fazla bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak Olba Krallığı’na ait kenti yeniden düzenleyen Bizans imparatoru II. Theodosius’un (İ.S. 408-450) kente Neopolis adını verdiği bilinmektedir.

Kanlıdivane’de bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Olba Kraliçesi Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı bu karedeki anıtsal mezar bulunur.

19. yy. ortalarında Fransız gezgin Victor Langlois tarafından keşfedilen kent, 70'li yıllarda yapılan kazılarla ortaya çıkarılmıştır. Yöredeki ilk arkeolojik araştırmaları Prof. Dr. Semavi Eyice gerçekleştirmiştir.

Semavi Eyice, Kanlıdivan adının “divan” ile ilgili olduğunu, dağınık Türkmen aşiretlerinin zaman zaman toplanıp kararlar aldıkları yerlere Divan denildiğini; kanlı sözcüğünün Kanytelleis’ten gelebileceğini ya da obruk içindeki kayaların ve harabelerin kanlı gibi kırmızı renkte görünüşünden olabileceğini ileri sürmektedir. Halk arasında da suçluların obruk içerisine bırakılıp buradaki arslanlara parçalatılmasından dolayı bu aldığı anlatılmaktadır.

ahmetgedikli, loves_summer, tempocativo, yedirenk, ALIRIZA marcou esta nota como útil

Photo Information
Viewed: 4401
Points: 22
Discussions
Additional Photos by Seref Halicioglu (WepWaWet) Gold Star Critiquer/Gold Note Writer [C: 355 W: 5 N: 629] (3798)
View More Pictures
explore TREKEARTH